Yeme Davranışları, Beden Algısı ve Psikosomatik Süreçler
Ece Göç, çalışmalarında genellikle Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT), mindfulness temelli yaklaşımlar, şefkat odaklı çalışmalar ve psikolojik esneklik modelinden yararlanmaktadır.
Yeme davranışları ve bedenle kurulan ilişki çoğu zaman yalnızca beslenme düzeni, kilo ya da dış görünüşle ilgili değildir. Duygular, stres, kontrol ihtiyacı, öz-değer algısı, utanç, kaygı, bastırılmış ihtiyaçlar ve bedensel deneyimler bu alanla yakından ilişkilidir. Duygusal yeme, bedenden memnun olmama, kilo ve görünümle yoğun meşguliyet, beden üzerinde kontrol kurma çabası, açlık-tokluk sinyallerinden kopma ya da yemekle duyguları düzenlemeye çalışma bu alanda ele alınabilir. Terapi sürecinde kişinin yeme davranışını yalnızca “irade” ya da “kontrol” meselesi olarak görmeden; bu davranışın hangi duygusal ihtiyaçlara, stres kaynaklarına ya da içsel çatışmalara eşlik ettiğini anlaması hedeflenir. Psikosomatik süreçlerde ise duygusal yaşantıların bedende nasıl iz bıraktığına odaklanılır. Stres, kaygı, bastırılmış öfke ya da yoğun duygusal yükler bazen mide, baş, göğüs, kas gerginliği, nefes, yorgunluk ya da bedensel hassasiyetler üzerinden kendini gösterebilir. Bu çalışmalarda amaç, bedenle savaşmak değil; bedeni dinlemeyi, anlamayı ve beden-zihin bağlantısını daha sağlıklı bir yerden kurmayı desteklemektir.