top of page
Ara


Hayata Açık Bir Pencere
Aklımdaki fikirleri, anlık ve sonu gelmeyen gülüşleri, heyecanlarımı, kaygılarımı ve hiç tükenmeyen ümitlerimi paylaşmayı severim. Sevginin, iyi niyetin ve insanın içindeki dönüşüm gücüne inanırım. Biliyorum ki bu hayatta yalnız değiliz. Anlattıkça anlaşılabilir, dinledikçe birbirimize temas edebiliriz. Bazen zorlanır, bazen eksilir, bazen yeniden başlarız. Hayatı hem hataları hem ışıltısı, hem eksikleri hem sürprizleriyle yaşarız. Benim mesleki niyetim; insanın mükemmel olma
Ece Göç
9 Tem1 dakikada okunur


Benim Yas Hikayem
Varoluşsal gerçekliği, doğmanın ve ölmenin ritmini uzun zamandır keşifteyim. Baba ve ölüm kelimelerinin bir araya gelmesiyle yaşam kucağıma aniden bıraktı mevzusunu. Babam ilk defa ölmüştü ve ne yapacağım hakkında en ufak fikrim yoktu. Geriye dönüp baktığımda şok, belirsizlik, ümitsizlik, çaresizlik, öfke ve en son yas duygularının içinden geçtiğimi görüyorum. Ve hala yas içindeyim. ‘Babam öldü’ cümlesiyle üç senedir yakınlaşıp uzaklaşıyorum ve yaşam serüvenimin tam ortasında
Ece Göç
15 May2 dakikada okunur


Kabul ve Teslim Nedir?
Geleni, iyi ve kötü ayrımı yapmadan deneyimlemek ve gözlemlemektir. Ancak başımıza gelen her şeye “iyi ki” diyebilecek olgunluğa geldiğimizde, sadece “iyi” olarak tanımladığımız şeylerin başımıza geldiğini düşünmeye başlarız. Ya da tam tersi… Oysa kabul etmeliyiz ki başımıza her zaman bir şeyler gelecektir. İtiraz etmek ve karşı çıkmak yerine gözlem yapmayı öğrenmek, süreci besler ve büyütür. “Dünya üç günlük” düşüncesiyle hareket ettiğimizde, yalnızca sınırlı deneyimler yaşa
Ece Göç
4 May1 dakikada okunur


İçimde Kocaman Bir Orman Var
Derin hikayeleri olan şeyleri severim ben… Dostluğun hikayelisini, kalmanın anlamlısını, gitmenin en zorlusunu, mekanın öykülüsünü, işin en ince ayrıntılısını, bitkinin yerli ve köklüsünü… Öyle, “nasıl anlatsam ki” deyip havada asılı kalmış duygularım yok benim. Ben yaşadıklarımı üzerime ala ala, içime işleye işleye, kabuğuma sindire sindire büyüttüm. İçimde de varlar, dışımda da. Bu derin hikayeyi ilk kez bu kadar çıplaklığıyla andım ben. Savunmasızlığımı alıp içime yerleşti
Ece Göç
10 Nis2 dakikada okunur


Umut, Hassas Bir Acı
Çünkü dağılarak, tam orda, kalbimizin çekirdeğinde mutlaka toparlamaya niyetleniyoruz. Yolculuk devam ediyor. Acıtıyor, kıyıyor, kırıyor, oyuyor ve devam ettiriyor. Bir yerden, bir sebepten, bir kişiden, bir deneyimden, bir şeyden… Derinlikli acımız derinlikli sevgimizle kavuşuyor. Zıtlıklar ilişkileniyor ve sen oluyorsun. Yaşam oluyorsun. Yaşamak oluyorsun. Oluveriyorsun. Ve devam ediyorsun. Yoldasın. Yolculuktasın. Umutlanarak acıyor, acıyarak umutlanıyorsun. Kırıl, dökül,
Ece Göç
27 Mar1 dakikada okunur


Zorlandığında Gerçekleşmeyen Şeyler, Sen Başka Bir Mucizeye Hazırlandığın İçin Gerçekleşmez
Hatırlıyorum… Kendi, ne çok mutsuzluk için dua etmiştim. Hatta o kadar dua etmiştim ki, “neden olmuyor, neden benim diğer birçok istediğim olurken bu olmuyor?” diye sormuştum. Kızmıştım. Küsmüştüm. Ama içten içe hep biliyordum. Şimdi ise fark ediyorum… Ne büyülü kelime: fark etmek. Bazen insan farkında olmadan, onu mutsuz edecek şeyleri de istiyor… Neyse ki beni benden de koruyan bir güç vardı. Sonra bıraktım isteğimin peşini, çünkü istediğim olmadı… Ama muhtemelen istediğimi
Ece Göç
5 Mar1 dakikada okunur


Kadınlar Tanıdım
Kadınlar tanıdım... Sabahtan akşama kadar hem evini temizleyen, hem çocuklarına yemek yapan, hem de eşinin giysilerini ütüleyen... Kadınlar tanıdım... Ev içi emeğinin karşılığı olarak kocasından, bazen çocuklarından, sade ve sadece küçümseyici bakışlarla “senin işin bu, yapacaksın tabii,” cümlesini işiten... Kadınlar tanıdım... Kadının her türlü emeği, ne küçümsenebilir ne de olağanlaştırılabilir. Kadınları eve, erkekleri dış dünyaya hapseden bir sistem görüyorum. Dış dünyada
Ece Göç
26 Şub1 dakikada okunur


Zor Anlarda Çocuğu Değil, Anı Yönetmek
Çocuğun duygusunu hiçe saymayın, her davranışın altında bir sebep/ihtiyaç yatar, dendiği zaman pek çok ebeveyn bocalar ve hatta isyan eder: Söylemesi kolay tabi. Gereksiz yere ağlıyor, yok işte, hiçbir sebebi yok bu ağlamanın, bağırmanın! Aslında öyle değil. Kendi ihtiyacını görüp gideremeyen ebeveyn, çocuğunkini de göremez. O anlarda şunu hatırlayın, tahammül edemediğiniz, öfkelendiğiniz, kaçmak istediğiniz çocuğunuz değil “kaos” olarak nitelendirdiğiniz ve ebeveyn rolüyle z
Ece Göç
20 Şub1 dakikada okunur


Çocukken Karşılanmamış İhtiyaçların Bugünleri
‘Beni sev. Sevilemez ve sevilmeyen olma korkumla ne yapacağımı bilmiyorum.’ ‘Beni gör, bak buradayım.’ ‘Beni duy, anlaşılmak istiyorum.’ Bazı konuşmalar akarken konuşmaların satır aralarında bu cümleleri duyuyorum ekseriyetle. …çocukken karşılanmamış ihtiyaçların cümlelerini… Günlük hayatta yapılan konuşmalarda birden satır aralarından çıkıp öylece bana bakmaya başlıyorlar. Karşımdaki bireyi pür dikkat dinlerken aslında onu görüyor, duyuyor ve anlıyor olmama rağmen o kişi o a
Ece Göç
27 Oca2 dakikada okunur


Duyumsamaların Dili: Somatik Deneyimleme Perspektifinden Bedene Yaklaşmak
Somatik Deneyimleme kurucusu Peter Levine: “Beden ve beynimizin bir özelliği, açık uçlu sorulara, kapalı uçlu sorulardan daha farklı yanıt vermesidir. Açık uçlu bir soru bedenimizde ve zihnimizde merak uyandırır. Bizi düşünmekten çok hissetmeye yönlendirir. Basit bir "evet" veya "hayır" cevabına meydan okur ve iletişimsizliğin çıkmaz sokağından bizi koruyabilir” diyor. Örneğin "Vücudunuzda neyi fark ediyorsunuz?" gibi bir soru yavaşça yapılacak bir keşifle Sınırsız cevapları
Ece Göç
7 Oca1 dakikada okunur
bottom of page